fbpx
Botoks sağlığa zararlı mı?

Botoks sağlığa zararlı mı? Öncelikle ilaç olarak vücuda alınan her maddenin az ya da çok vücuda zarar verdiği bir gerçek. Ancak bu zararın vücut tarafından ne kadar tolere edilebildiği ve fayda zarar eğrisinde nerede durduğu oldukça önemli.

Botoks artık herkesin çok iyi bildiği, tanıdık bir ‘isim’. Bir bakteriden elde edilen ve kasların kontraksiyonunu yani kasılmasını bloke eden bir tür zehir. Vücuda alınan bu zehir vücutta nasıl bir etki bırakıyor ve nasıl bir zararı olabilir?

Öncelikle bir ilacın güvenilir olup olmadığını anlamak için uzun dönem kullanımında bildirilen etki ve yan etkilere bakılması gerekir. 30 (otuz) yıldır milyonlarca hastada (ki rakam ve süre olarak oldukça tatmin edici bir miktar) denenmiş ve şimdiye kadar toksik bir bildirim olmamış ancak aynı zamanda bir o kadar da popüler olan bir ilaçtan bahsediyor isek, soruların ardı arkası gelmeyecektir.

Kasların bir toksin ile felce uğratılması olarak adlandırılabilecek bu reaksiyon kalıcı bir felç oluşturur mu? Sorusuna verilecek yanıt, şimdiye kadar böyle bir vaka bildirimi olmadığı yönündedir. Yapılan tüm uygulamalarda, botoksun uygulandığı andan itibaren 3-6 ay arasında etkisini kaybettiği yönündedir. Yani uygulama tamamen (uzun etkili ancak) geçicidir.

Düzenli botoks yaptıranlarda görülen bir yan etki bildirimi saptanmamış, bununla birlikte botoksu düzenli uygulatan bireylerde kırışıklıkların azaldığı gözlenmiştir. Aynı bölgeye düzenli botoks uygulaması sonucu uygulama yapılan bölgede tekrar kırışıklık oluşmamıştır.

Botoks sağlığa zararlı mı?

Botoks sadece kırışıklık tedavisinde değil, hiperhidrozis yani aşırı terleme hastalığında son derece başarılı bir şekilde uygulanmaktadır. Bir ilacın kullanım alanları tamamen doktora ve bireyin ihtiyaçlarına bağlı olarak değişmektedir. İnsanlar üzerinde etkisi ve yan etkisi bu kadar çok konuşulan ilaç azdır. Aynı zamanda farklı endikasyonlarda kullanılan ilaçlar da öyle.

Botoks, alışkanlık yapmaz. Tam tersi, bahsettiğimiz üzere düzenli botoks uygulaması sonrası çizgi ve kırışıklıklarda düzelmeler olur. Kulaktan dolma bilgilerin sıklıkla dolaştığı internet ortamında elbette işin ehli olmayan kişilerin abartılı yorumlarına rastlamak da olasıdır. Bu tür ‘yaygaracı’ haberlere itibar edilmemesi gerektiği ortadadır.

Elbette konuyu bu kadar hafif anlatmış olmamız, botoksun her ortamda yapılabileceğini ya da yaptırılabileceğini göstermez. Bir ilacın komplikasyonlarına hâkim olamayacak bireylere ya da kurumlara sadece botoks değil, hiçbir uygulama yaptırılmamalıdır.
Uzmanlık, uygulama sırasında veya sonrasında oluşabilme ihtimali olan komplikasyonları yönetebilme becerisidir.  İşin uzmanına yaptırılmayan uygulamalarda oluşabilecek aksiliklerin gazete haberlerine yansıyan sonuçlarını üzülerek görüyoruz.

Dr Kadriye AKAR

Comments are closed